G.O.G okuyorum. Onu
okurken aklımda bir dolu yazma fikri oluşuyor ama kitabın kapağını kapattığımda
kendimi unutmuş buluyorum. Bazı fikirlerine katılmakla beraber bazılarının ters
bir bütünlük oluşturması hoşuma gidiyor. Bu yazılar gibi biraz sıkılmış, biraz
ters bir arkadaş G.O.G.
Nihayetinde bu kitapta olduğu gibi her türlü olguyu ya da
bir deyimi, atasözünü konu olarak belirleyip üzerine gitmek iyi bir fikir
aslında. Hani gün içinde kafamdan geçip duran ama çoğu zaman kimseyle
paylaşılmayan, anlamsız fikirler. Sırf sorgulamak için, belki de sırf yazmak
için kurcalıyor olmak! Kısaca uzun zamandır yazıya dökmediğim saçmalıklar. Hayatın
en mutlu anında hani bir eksikliğin sancısı doldurur ya insanın içini, hayır,
böyle bir şey değil işte. Fakat bu aralarda bu sancıları hissedersek onları
kayda da geçirmek hoş olurdu.
Ben ne yazacağımı yazıp dururken, yazmak istediklerimi
kaçırıyorum sanırım. Yani bir türlü konuya girememiş uzun kitap önsözlerine
dönmek üzereyim. Şu günlerde biraz ütüm, biraz temizliğim biraz da yemek
işlerim var. Konuya geçersek böyle bir girişe gerek olacağını sanmıyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder