Günlerin Getirdiği


G.O.G  okuyorum. Onu okurken aklımda bir dolu yazma fikri oluşuyor ama kitabın kapağını kapattığımda kendimi unutmuş buluyorum. Bazı fikirlerine katılmakla beraber bazılarının ters bir bütünlük oluşturması hoşuma gidiyor. Bu yazılar gibi biraz sıkılmış, biraz ters bir arkadaş G.O.G. 
Nihayetinde bu kitapta olduğu gibi her türlü olguyu ya da bir deyimi, atasözünü konu olarak belirleyip üzerine gitmek iyi bir fikir aslında. Hani gün içinde kafamdan geçip duran ama çoğu zaman kimseyle paylaşılmayan, anlamsız fikirler. Sırf sorgulamak için, belki de sırf yazmak için kurcalıyor olmak! Kısaca uzun zamandır yazıya dökmediğim saçmalıklar. Hayatın en mutlu anında hani bir eksikliğin sancısı doldurur ya insanın içini, hayır, böyle bir şey değil işte. Fakat bu aralarda bu sancıları hissedersek onları kayda da geçirmek hoş olurdu.

Ben ne yazacağımı yazıp dururken, yazmak istediklerimi kaçırıyorum sanırım. Yani bir türlü konuya girememiş uzun kitap önsözlerine dönmek üzereyim. Şu günlerde biraz ütüm, biraz temizliğim biraz da yemek işlerim var. Konuya geçersek böyle bir girişe gerek olacağını sanmıyorum.  

Hey Koca Artçı!

Motor, motosiklet, motorsikletlerimiz... Hayır, ben bir motosiklet sürücüsü değilim. Artçıyım sadece. Motosikletin üstündeki artık, kılçı...