Dante gibi ortasındayım ömrün...
Garip bir dönemden geçtiğimi hissediyorum, tuhaf bir dönem. Bir yanım çok şanslı olduğumu, diğer yanım geç kalmışlığımı fısıldıyor. Bir yanda geçmiş, bir yanda şu an ve gelecek... bir koro gibi birlikte söylüyorlar şarkılarını bu sefer.
Geçmişin hataları, karşılaştırmaları, yanlış ve isabetli seçimler...yollar...yollar... Kadercilikle başlatılan hayatımı, her şeyin sebebinin, yazarının, çizerinin ben olduğuma inandırmasıyla devam eden bir şeyler, sanki şimdi beni farklı bir teslimiyet fikrine itiyor. İnsan olmayı o kadar da abartmamak gerek.
Öğrenmek, duyumsamak ve dönüşmesini fark etmek; hep sürse de bu dönem daha yoğun. Yaşımdan mı, yaşadıklarımdan mı ayırt edemiyorum? Belki de bu hepsinin bir karması.
Koşullar uygun olunca, yıllar sonra tekrar okullu oldum. Mesleğimi bir kenara bırakma iç güdüsü daha okul zamanlarında içimde yanıp duruyordu. Ben; daha az maaşlarla, daha sakin bir hayata tutunmak isterken, insanlar buna hep kuşkuyla baktı. İnsanlar konuştu, konuştu ve hala konuşuyorlar. Onların başkalarının hayatı üzerindeki fikirleri o kadar kolay, o kadar öğretilmiş ve öylesine net ki o bakışları üzerimde hissetmek bugün bile beni hala yoruyor. Bazen en yakınlarım, bazen köşede tanıştığım teyze, bazen arkadaşlar ve onların başkalarının hayatını kurtarma içgüdüsü sandıkları tiksinti uyandıran bakışları...
Bir işi yarım bırakmak, başka bir şeye başlamak mı? Oysa kendisinin öyle bir şansı asla olmayacak!
Tekrar okula başladığını söylemenin ilk tepkisi; dalga geçer gibi gülmek!
Oysa insanlar içten içe, yeni bir hayata başlama fikrinizi, ancak ve ancak öncesinde çok kötü bir olay yaşamış ve zorunlu kalmışsanız hakkınız olduğunu düşünürler. İnsanların çoğu başkalarının seçimlerine iyi dileklerle gülümsemeyi; size acıyabildikleri, sizi küçültürken kendilerini yüceltebilecekleri hisler karşılığında başarabilir. Durup dururken atılmış bir adım hayat kadar boştur onlar için. Yeniden üniversite mi? Hahahahaha!
Onlar bir yandan da hayallerinizin peşinden gitmenizi öğütlerler, öğütler, konuşur, konuşurlar...
Yani, sonuç olarak yeniden ve her şeye rağmen başka bir yerden başlayan kafalara selam olsun.
İnsanlar
Neden dua eder?
İnsanlar
Kirlendiler... Ve küsüyor çiçekler
İnsanlar
Neden dua eder?
İnsanlar
Karanlığı övdüler
Tüm güzellikler
Bir an gelir yiter
Hepsi senin uğruna
Kaybettiler
Tüm güzellikler
Bir an gelir yiter
Hepsi bir hiç uğruna
İnsanlar: She Past Away
Resim: Johann Heinrich Füssli'nin Kâbus Eseri
Garip bir dönemden geçtiğimi hissediyorum, tuhaf bir dönem. Bir yanım çok şanslı olduğumu, diğer yanım geç kalmışlığımı fısıldıyor. Bir yanda geçmiş, bir yanda şu an ve gelecek... bir koro gibi birlikte söylüyorlar şarkılarını bu sefer.
Geçmişin hataları, karşılaştırmaları, yanlış ve isabetli seçimler...yollar...yollar... Kadercilikle başlatılan hayatımı, her şeyin sebebinin, yazarının, çizerinin ben olduğuma inandırmasıyla devam eden bir şeyler, sanki şimdi beni farklı bir teslimiyet fikrine itiyor. İnsan olmayı o kadar da abartmamak gerek.
Öğrenmek, duyumsamak ve dönüşmesini fark etmek; hep sürse de bu dönem daha yoğun. Yaşımdan mı, yaşadıklarımdan mı ayırt edemiyorum? Belki de bu hepsinin bir karması.
Koşullar uygun olunca, yıllar sonra tekrar okullu oldum. Mesleğimi bir kenara bırakma iç güdüsü daha okul zamanlarında içimde yanıp duruyordu. Ben; daha az maaşlarla, daha sakin bir hayata tutunmak isterken, insanlar buna hep kuşkuyla baktı. İnsanlar konuştu, konuştu ve hala konuşuyorlar. Onların başkalarının hayatı üzerindeki fikirleri o kadar kolay, o kadar öğretilmiş ve öylesine net ki o bakışları üzerimde hissetmek bugün bile beni hala yoruyor. Bazen en yakınlarım, bazen köşede tanıştığım teyze, bazen arkadaşlar ve onların başkalarının hayatını kurtarma içgüdüsü sandıkları tiksinti uyandıran bakışları...
Bir işi yarım bırakmak, başka bir şeye başlamak mı? Oysa kendisinin öyle bir şansı asla olmayacak!
Tekrar okula başladığını söylemenin ilk tepkisi; dalga geçer gibi gülmek!
Oysa insanlar içten içe, yeni bir hayata başlama fikrinizi, ancak ve ancak öncesinde çok kötü bir olay yaşamış ve zorunlu kalmışsanız hakkınız olduğunu düşünürler. İnsanların çoğu başkalarının seçimlerine iyi dileklerle gülümsemeyi; size acıyabildikleri, sizi küçültürken kendilerini yüceltebilecekleri hisler karşılığında başarabilir. Durup dururken atılmış bir adım hayat kadar boştur onlar için. Yeniden üniversite mi? Hahahahaha!
Onlar bir yandan da hayallerinizin peşinden gitmenizi öğütlerler, öğütler, konuşur, konuşurlar...
Yani, sonuç olarak yeniden ve her şeye rağmen başka bir yerden başlayan kafalara selam olsun.
İnsanlar
Neden dua eder?
İnsanlar
Kirlendiler... Ve küsüyor çiçekler
İnsanlar
Neden dua eder?
İnsanlar
Karanlığı övdüler
Tüm güzellikler
Bir an gelir yiter
Hepsi senin uğruna
Kaybettiler
Tüm güzellikler
Bir an gelir yiter
Hepsi bir hiç uğruna
İnsanlar: She Past Away
Resim: Johann Heinrich Füssli'nin Kâbus Eseri
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder