Umutsuz olmakla umut etmek arasında gidip geldiğim şu günlerde, canım yazmaktan yana olmadı. Halbuki bu zamanlar yazmak, çizmek, haykırmak gerekir. Belki zamanla bu isteği bile alacaklar elimizden. Az bilmek, az konuşmak, az düşünmemek sistemin tam istediği şey.
Bu konuyu uzatmayacağım. Onun yerine, umutsuz fikirlerimi ışıklandıran sanattan bahsetmek bana daha iyi gelecek. Mesela Bedri Rahmi'nin sanatından.
Aslında yeni okumaya başladım Bedri Rahmi'yi... Sanki sayfaları her açtığımda 1945 yılında yazılmış dizelerden bana doğru ışıl ışıl akan bir ırmak var. Güzeli, iyiyi görme yetisi, dopdolu bir yaşam enerjisi ve sanatla dolu sohbetler. Öyle "sanat sanat" dediğim için sıkıcı bir şey sanılmasın. Bedri Rahmi bizden olana, bizim motiflerimize ve insanımıza öyle yakın bir güzellik anlayışı sergiliyor ki gıpta etmemek mümkün değil.
Bu akşam da böyle!
Bu konuyu uzatmayacağım. Onun yerine, umutsuz fikirlerimi ışıklandıran sanattan bahsetmek bana daha iyi gelecek. Mesela Bedri Rahmi'nin sanatından.
Aslında yeni okumaya başladım Bedri Rahmi'yi... Sanki sayfaları her açtığımda 1945 yılında yazılmış dizelerden bana doğru ışıl ışıl akan bir ırmak var. Güzeli, iyiyi görme yetisi, dopdolu bir yaşam enerjisi ve sanatla dolu sohbetler. Öyle "sanat sanat" dediğim için sıkıcı bir şey sanılmasın. Bedri Rahmi bizden olana, bizim motiflerimize ve insanımıza öyle yakın bir güzellik anlayışı sergiliyor ki gıpta etmemek mümkün değil.
Bu akşam da böyle!
