Cimri-Semaverkumpanya

Her gün bir şeyler yazmak niyetiyle çıkmıştım bu yola. Nerdee?

Misafirler misafirleri kovaladı. Güzel zamanlar, güzel tatiller geldi geçti. Bir de tiyatrolar var ki izlediğim; ne kadar anlatsam yine de içimde kalacak, öylesine tatmin etti ruhumu.

İlki Hedwing and Angry:
Hayatımın hiç bir döneminde homofobik olmadım. Öyle yetiştirilmedim ya da ayrıştırmaya aklım ermedi bilmiyorum. İnsanların zararsız seçimleri durup dururken diğer insanları neden olumsuz etkiler onu da anlayabilmiş değilim. Kötülük, savaş, hısızlık, cana kastetme, terörizm, anlamsız yasaklamalar... gibi kötülükler olmadıktan sonra bir insan nasıl rahatsız hisseder diğerinin seçiminden?
Elbet bu başka bir konu. Konuya bu şekilde girmemin nedeni ise; çocukluğumun bir kısmını Huysuz Virjin programlarının yayınlandığı dönemde geçirmiş biri olarak Hedwing'in ilk sahnesini gördüğüm an; yanlış bir oyun seçtiğim izlenimine kapılmam (kısa cümlelerle yazmak ne zormuş meğer). Cinsiyet ya da seçimler nedeniyle değil de bu tip konuşmalardan, programlardan, abartıdan ve kötü esprilerden hali hazırda sıkılmış bulunduğum için, bu oyun da böyle devam edecek sandım. Oysa tam tersine, başrol oyuncusunun performansı ve müzikle birlikte etkileyici bir müzikale dönüştü.


İkincisi İstanbul'un özlediğim şehir tiyatrolarından İzmir'e misafir gelen Hisse-i Şayia- Bir Evlilik Komedisi:
Zihni Göktay yıllar öncesinde izlediğim gibi, hala dimdik ayakta ve hala doğaçlamalarıyla harikalar yaratıyor. 100 yıl önce oynanmış bir oyunu hala bugün sıkılmadan izleyebilmek ne güzel.






Cimri: Ah!
Semaver Kumpanya'nın Serakan Keskin'in bu yorumuna diyecek söz yok. Dolu dolu mutluluk.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hey Koca Artçı!

Motor, motosiklet, motorsikletlerimiz... Hayır, ben bir motosiklet sürücüsü değilim. Artçıyım sadece. Motosikletin üstündeki artık, kılçı...